3 çocuk annesi 41 yaşındaki Jenny Garner, bir yıldan uzun süredir gizli kalan bağırsak kanserini öğrendiğinde hayatının en büyük şokunu yaşadı. Bağırsak kanseri, hiç belirgin bir semptom göstermediği için erken teşhis konulamazken, hastalığın tek belirtisi tesadüfen bir kan bağışı sırasında tespit edildi.
Geçtiğimiz yılın kasım ayında hastalık, midesindeki bezlere yayılmıştı ve tedavisi imkansız olarak sınıflandırılmıştı. Jenny Garner, “Bağış yapmaya gittiğimde kan damlası tam olarak batmamıştı.Düşük demir seviyelerinin bir göstergesiydi ama yine de yeterli miktarda kan vardı,” diyerek sürecin nasıl başladığını anlattı. Başlangıçta bu durumu vejetaryen olmasına bağlayan Garner, sağlık ekibinin önerisiyle bir aile hekimine başvurdu.Aile doktoru, Jenny’nin tıbbi geçmişine bakarak, Aralık 2023’ten itibaren demir seviyelerinin sürekli düşük olduğunu fark etti. Tekrar yapılan kan testinde ise demir seviyesinin daha da düştüğü görüldü ve iç kanama geçirdiği şüphesiyle hemen daha ileri testlere başvuruldu.Jenny’ye, dışkıda kanserli oluşumlara işaret edebilecek gizli kan izlerini araştırmak için bir dışkı immünokimyasal testi önerildi. Sağlık personelinin, “Kanser olduğunuzu bir an bile düşünmüyorum, hiçbir semptomunuz yok ama bunu elememiz gerekiyor,” demesiyle şaşırtıcı bir şekilde test sonucu pozitif çıktı. Hemen ardından, yerel hastanenin kanser teşhis servisine sevk edildi.Kasım 2024’te yapılan kolonoskopi işlemi, bağırsakta kanserli bir oluşum olduğunu ortaya koydu. Bu süreçte, doktorlar Jenny’ye, “Öfkeli kırmızı bir şey bulduk ve kanadı,” diyerek durumu bildirdiler. Bu haber, onun için yıkıcıydı; “Ne olduğunu sordum, ancak daha sonra benimle konuşacaklarını söylediler. O an bunun iyi olmadığını fark ettim,” dedi.Yarım saat içinde bağırsak kanseri teşhisi konan Jenny Garner, NHS’deki gecikmeler nedeniyle tümörün alınması için iki ay beklemek zorunda kaldı. Ancak operasyon başarılı geçti. Yine de, iyileşme süreci çok uzun sürmedi. Bir ay içinde, karnında ağrılar hissetmeye başlayan Garner, çekilen bilgisayarlı tomografi sonucunda karnının arkasında büyüyen lenf bezleri olduğunu öğrendi. Doktorlar, bu lenf bezlerinin ameliyatla çıkarılmasının çok riskli olduğunu ve bu nedenle hastalığının tedavi edilemez olduğunu belirttiler.“Gerçekten tepki verdiğimi hatırlamıyorum. Şaşkına dönmüştüm. Tam anlamıyla gerçeküstüydü ve her şey biraz bulanıktı,” diyen Garner, 41 yaşında, “geriye pek fazla zaman kalmadığını” duyduğunda ilk aklına gelenin çocukları olduğunu ifade etti.Şu anda iki haftada bir kemoterapi seanslarına giren Garner, tedaviye ilişkin ilerlemeyi değerlendirmek için sekiz ila 12 hafta içinde tekrar tarama yapılacak. Aile ayrıca, NHS’de bulunmayan alternatif tedavi yöntemlerini de araştırıyor ve bunu finanse etmek için bir bağış kampanyası başlattı.