Prenses Diana, 28 yıl önce bugün trafik bir trafik kazasında hayata gözlerini yumdu. O gece olay yerine ilk ulaşan acil müdahale ekiplerinden biri, prensesin son anlarında yaşananları anlattı.
Prenses Diana, 31 Ağustos 1997’de Paris’te meydana gelen kazada, 36 yaşındayken hayatını kaybetti. Arabayı kullanan şoför Henri Paul ve yanındaki arkadaşı Dodi Fayed de kazada yaşamını yitirdi. Otomobil, Fransa’nın başkenti Paris’teki Pont de l’Alma tünelinde kaza yaptıktan sonra acil servisler olay yerine hızla intikal etti.Bölgeye ilk ulaşanlardan biri de itfaiyeci Xavier Gourmelon’du. Diana’yı ilk gördüğünde kim olduğunu bilmeyen Gourmelon, arka koltukta oturan “sarışın kadının” bilincinin açık olduğunu ve konuşabildiğini fark etti.Kurtarma çalışmaları başlamadan önce Diana’nın elini tutup ona sakin olmasını söyleyen Gourmelon, Diana’nın birkaç saniye sonra kalp krizi geçirdiğini aktardı.Gourmelon, The Sun gazetesine verdiği röportajda o anları şöyle anlattı:
“Kalbini masajla çalıştırmaya başladım ve birkaç saniye içinde yeniden nefes almaya başladı. Ambulansa alındığında hala hayattaydı ama hastanede hayatını kaybetti. Bu beni çok üzdü. O gece yaşananlar hala aklımdan çıkmıyor.”Paris’teki Pitié-Salpêtrière Hastanesi’ne kaldırılan Diana, tüm çabalara rağmen sabaha karşı yaşama gözlerini yumdu.Prenses Diana’nın ölümü, dünya çapında milyonlarca insanı derinden etkiledi. On binlerce kişi, Prenses’in Londra’daki evi Kensington Sarayı önünde toplanarak çiçekler bırakıp gözyaşı döktü.
Tarihçi Ed Owens, Diana’nın halk üzerindeki etkisini “Kendisini bir gecede yitirmek, üstelik bu kadar genç yaşta, böyle trajik bir şekilde… Pek çok insan için bu gerçekten büyük bir şoktu” sözleriyle anlatmıştı.