Avrupa’nın su rezervleri hızla kuruyor

Avrupa’nın geniş bölgelerinde tatlı su kaynaklarının hızla azaldığı ortaya çıktı. University College London (UCL) bilim insanları tarafından 2002–2024 dönemini kapsayan uydu verileri üzerinden yapılan analiz, özellikle güney ve orta Avrupa’da yer altı suyu, göller, nehirler ve toprak neminin belirgin şekilde azaldığını gösteriyor.

Uydu ölçümleri, suyun ağırlığındaki değişimlere göre yeraltı ve yüzey suyu miktarını tespit ediyor. Elde edilen veriler, kıtanın kuzey ve kuzeybatısının giderek ıslandığını, güney ve güneydoğusunun ise hızla kuruduğunu ortaya koyuyor. UCL’den Prof. Mohammad Shamsudduha, bulguların “iklim değişikliğinin açık izlerini taşıdığını” belirterek bunun politikacılar için bir “uyarı çağrısı” olduğunu söyledi.

 

YER ALTI SUYU DA TÜKENİYOR

 

Araştırmanın önemli bulgularından biri, normalde daha dayanıklı kabul edilen yer altı suyu rezervlerinin de aynı hızla azaldığının doğrulanması oldu. Özellikle İngiltere’de batı bölgeler daha ıslakken doğu bölgeleri kuraklaşıyor. Yazın artan ani ve şiddetli yağışlar, suyun toprağa işleyemeden yüzey akışına karışmasına yol açtığı için yeraltı suyu yenilenemiyor.

 

TARIM VE İÇME SUYU İÇİN KRİTİK

 

Avrupa genelinde su çekimleri azalırken yeraltı suyu kullanımı yüzde 6 arttı. 2022 itibarıyla üye ülkelerde içme suyunun yüzde 62’si, tarımsal su ihtiyacının ise üçte biri yeraltı kaynaklarından karşılanıyor. Bilim insanları, bu eğilimin sürdürülemez hale geldiği konusunda uyarıyor.

UCL ekibine göre kuraklık, gıda güvenliğini, tarımı ve yeraltı suyuna bağlı tüm ekosistemleri doğrudan tehdit ediyor. Özellikle İspanya’daki daralan su rezervleri, bu ülkeden büyük miktarda meyve-sebze ithal eden İngiltere gibi ülkeler için ciddi bir risk oluşturuyor.

 

SU STRATEJİSİ YETERLİ DEĞİL

 

Avrupa Komisyonu, su yönetimini güçlendirmeyi amaçlayan bir “su dayanıklılığı stratejisi” yürürlüğe koydu. Ancak uzmanlar, alt yapı yenileme, su kayıp-kaçaklarının azaltılması ve suyun verimli kullanımı gibi adımların çok yavaş ilerlediğini vurguluyor.

 

Reading Üniversitesi’nden Prof. Hannah Cloke, İngiltere’nin 2026’ya kadar sürebilecek bir kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu hatırlatarak, büyük baraj projelerinin yıllar sonra devreye gireceğini ve krize hızlı çözüm sunmadığını söyledi. Cloke, yeniden kullanım, tasarruf, yağmur suyu hasadı ve doğa tabanlı çözümler gibi yöntemlerin acilen yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.

 

KURAKLIK KÜRESEL ÖLÇEKTE YAYILIYOR

 

Uydu verilerine göre Avrupa’nın yanı sıra Orta Doğu, Güney Asya, Amerika’nın batısı ve Kanada da hızla kuruyor. İran’ın başkenti Tahran ise “day zero” olarak bilinen, musluklardan hiç su akmayan güne giderek yaklaşıyor. İran yönetimi, başarısız olunması halinde şehrin tahliye edilmesinin bile gündeme gelebileceğini açıkladı.

Door Haluk