Venezuela petrolüne ilişkin açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, geçici yönetimin yaptırım altındaki petrolü ABD’ye göndereceğini söyledi. Trump, “30-50 milyon varil petrol satılacak ve geliri benim kontrolümde olacak.” dedi.
ABD Başkanı Trump, Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu alıkoymasıyla sonuçlanan Venezuela’ya askeri müdahalesi sonrası ülkede kurulan geçici yönetimin, yaptırım altındaki 30 ila 50 milyon varil petrolü ABD’ye teslim edeceğini ifade etti.
Söz konusu petrolün piyasa fiyatından satılacağını ve paranın “ABD Başkanı olarak kendisinin kontrolünde olacağını” aktaran Trump, “böylece paranın hem Venezuela halkının hem de ABD halkının yararına kullanılacağını” vurguladı.
TRUMP MADURO OPERASYONUNU ÖVDÜ
Başkent Washington’daki Kennedy Center’da Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi Kongre üyeleriyle bir araya gelen ABD Başkanı Trump, burada iç politikadan dış politikaya kadar kapsamlı açıklamalar yaptı.
Venezuela’ya düzenledikleri askeri operasyonun “çok karmaşık” olmasına rağmen “başarıyla tamamlandığını” savunan Trump, operasyona ilişkin detayları paylaştı.
Trump, “(Operasyon) Çok karmaşıktı. 152 uçak kullandık. İnsanlar sahada askerlerimizin olup olmamasından bahsediyor, sahada çok sayıda askerimiz vardı. Bizden kimse öldürülmedi” ifadelerini kullandı.
“ONLARI BİRAZ ŞAŞIRTTIK”
Maduro’nun alıkonulduğu süreçte çok sayıda Kübalının öldürüldüğünü aktaran Trump, “Onlar bizim geleceğimizi biliyorlardı ve korunuyorlardı ama bizim askerlerimiz korunmuyordu. Neredeyse tüm ülkenin elektriği kesilmişti. İşte o zaman bir sorun olduğunu anladılar. Caracas’ta elektrik yoktu. Yani onları biraz şaşırttık” diye konuştu.
Venezuela’nın başkentine yönelik bir tür askeri operasyonu sadece ABD’nin gerçekleştirebileceğini savunan Trump, bundan sonra önemli silahları daha hızlı üreteceklerini kaydetti.
Maduro’yu “şiddet yanlısı” olmakla suçlayarak “milyonlarca insanı öldürdüğünü” savunan ABD Başkanı Trump, Maduro’dan Demokratların da hiç hoşlanmadığını ancak şimdi sadece siyasi saiklerle kendisini eleştirdiklerini söyledi.
Trump, Maduro’nun “kendi dansını taklit etmeye çalıştığını ancak şiddet yanlısı bir adam olduğunu” savunarak, Venezuela Devlet Başkanı’nın Caracas’ta “işkence odaları” kurduğunu ileri sürdü.
“KİMSE BİZİ ALT EDEMEZ”
ABD ordusunun kapasitesine değinen Trump, “ABD bir kez daha yeryüzündeki en güçlü, en gelişmiş ve en ölümcül orduya sahip olduğunu kanıtladı. Kimse bizi alt edemez, yaklaşmak bile mümkün değil” ifadelerini kullandı.
Trump, savunma sanayisine de mesaj vererek, silah üretiminin hızlandırılacağını, savunma şirketlerine bu konuda baskı yapacaklarını söyledi. Savunma sanayiindeki teslimat sürelerini eleştiren Trump, müttefik ülkelerin yıllarca uçak ve helikopter beklemek zorunda kaldığını belirtti. Trump, “Bir F-35 için dört yıl, bir helikopter için beş yıl bekleniyor. Buna artık izin vermeyeceğiz. Daha hızlı üretilecek” dedi.
“BEN KRALIM”
Yeni ticaret politikalarına da dikkat çeken Trump, gümrük vergileri ile zengin olduklarını belirterek, “Ben kralım. Herkesten daha fazla Boeing sattım. Bana ‘Yılın satışma danışmanı’ ödülünü verdiler” diye konuştu.
MACRON’A GÖNDERME
Öte yandan, ilaç fiyatları konusunda daha önce hiçbir ABD başkanının atmadığı adımları atarak ülkedeki ilaç fiyatlarını ciddi oranda düşürdüğünü anlatan Trump, bu konuda anlaşmazlık yaşadığı Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a mizahi bir dille yüklendi.
Fransız aksanını çok sevdiğini söyleyen Trump, Macron’un isminin Fransızca telaffuzunu mizahi şekilde yaptı.
Trump, Fransa’nın bazı ilaç fiyatlarını yükseltmesi gerektiğini Macron’a söylediği bir konuşmaya atıf yaparak, “Macron’a dedim ki, ‘dinle, ilaç fiyatlarını biraz yükseltmen gerekecek çünkü biz senden 14 kat daha fazla ödüyoruz. Bu çok fazla, değil mi? Başka bir deyişle, tüm bu açığı kapatıyoruz.’ O da ‘hayır Sayın Başkan’ dedi. Bana ‘Sayın Başkan’ diyorlar. Putin de bana ‘Sayın Başkan’ diyor. Emmanuel, ‘hayır bunu yapmayacağız’ dedi. ‘Evet yapacaksınız’ dedim” ifadelerine yer verdi.
BAKAN HEGSETH: 200 ASKER KARAKAS’A GİRDİ
Bu arada ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Newport News Tersanesi’nde işçilerle bir araya geldiği etkinlikte Venezuela’ya değindi. Savunma Bakanı Hegseth, ABD’nin 3 Ocak Cumartesi günü Venezuela’ya gerçekleştirilen hava saldırıları ve Devlet Başkanı Nicolas Madoru’nun alıkonulduğu operasyon sırasında 200 ABD askerinin başkent Karakas’a girdiğini ifade etti.
Hegseth, “3 gece önce Venezuela’nın başkenti Karakas’ın merkezine yaklaşık 200 ABD’linin gittiğini gördük. Görünüşe göre Rus hava savunma sistemleri pek de iyi çalışmamış, değil mi” ifadelerini kullandı. Hegseth, “Karakas şehir merkezinde ABD adaleti tarafından aranan ve hakkında dava açılmış bir kişiyi (Maduro’yu), tek bir ABD’li ölmeden yakaladık ve caydırıcılığı yeniden tesis ettik. Başkan Trump’ın liderliği sayesinde dünya bunu fark ediyor. Amerikan gücünü fark ediyorlar” diye konuştu.
“ABD ASKERİ KONUŞLANDIRILMAYACAK”
Öte yandan ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, Amerikan askerinin Venezuela’ya konuşlandırılmasını “beklemediğini” bildirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve diğer üst düzey yetkililerin, Venezuela’ya düzenlenen saldırı hakkında bilgi verdiği toplantıya katılan Johnson, sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Cumhuriyetçi Johnson, ABD hükümetinin Venezuela’ya askeri birliklerini göndermesini beklemediği görüşünü paylaştı ve ABD’nin eylemlerin “bir rejim değişikliği operasyonu olmadığını” savundu.
Ülkesinin Venezuela ile “savaşta olmadığını” dile getiren Johnson, “Venezuela’da ABD silahlı kuvvetlerinin bulunmadığını” söyledi.
Bu konuda ABD Kongresi’nin tam denetim yetkisine sahip olduğunu hatırlatan Temsilciler Meclisi Başkanı, “ABD, ulusal çıkarlarımızı savunmak, Amerikan halkının güvenliğini korumak ve güvenliğine yönelik devam eden tehditleri önlemek için her zaman güç kullanma hakkını saklı tutmuştur” ifadelerini kullandı.
Johnson, Venezuela’nın “devlet destekli uyuşturucu kaçakçılığının”, ABD egemenliğini ihlal ettiğini ve vatandaşlarının güvenliğine doğrudan bir tehdit oluşturduğu öne sürerek, Başkan Donald Trump’ın “bunu durdurmak için harekete geçmekte haklı olduğu” yorumunu yaptı.
NE OLMUŞTU?
Venezuela’nın başkenti Caracas’ta 3 Ocak’ta yerel saatle 02.00 civarında patlama ve uçak sesleri duyulmuştu.
Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD’yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu.
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD’de suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro’ya “uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD’ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma” suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı.
Venezuela yönetimi, ABD’nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunmuş, bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken, açıklamalarıyla ABD’ye destek verenler de olmuştu.
SALDIRIDA 57 KİŞİ ÖLDÜ
Venezuela basını, ABD’nin düzenlediği saldırılarda, 23 Venezuela askeri, 32 Kübalı asker ve 2 sivil olmak üzere toplam 57 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Küba Komünist Partisi, ABD saldırısında hayatını kaybeden askerlerin kimliklerini paylaşarak, ABD askerleri ile çatışmaya girdiklerini ve direniş gösterdiklerini ifade etti.