
Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ile vizesiz seyahatin sürmesi karşılığında Washington’un parmak izi ve yüz taraması gibi hassas biyometrik verilere erişimine izin vermeye hazırlanıyor.
Avrupa Komisyonu, bu yıl ABD ile genel kuralları belirleyecek bir Avrupa Birliği (AB) çerçeve anlaşması için masaya oturacak. Ardından üye ülkeler, bu çerçeveye dayanarak ABD yönetimiyle bireysel anlaşmalar yapacak. Danimarka (AB antlaşmalarındaki istisnaları nedeniyle) ve İrlanda (Schengen dışında olduğu için) bu çerçevenin dışında kalacak.
HANGİ VERİLER PAYLAŞILACAK?
AB düzeyindeki anlaşma, ABD’nin hangi tür veritabanlarına ve veri kategorilerine erişebileceğini genel hatlarıyla tanımlayacak; hangi ulusal verilerin açılacağına ise başkentler Washington’la ikili görüşmelerde karar verecek. Komisyonun müzakere belgesine göre, etnik köken, siyasi görüş, dini/felsefi inançlar ile genetik ve biyometrik veriler de, “kesinlikle gerekli ve orantılı” olması şartıyla aktarılabilecek. Saklama sürelerine sınırlama gibi koruyucu tedbirler öngörülüyor.
ÜYELERDEN YEŞİL IŞIK
AB-ABD ilişkilerinde ticaret ve hukuk devleti başlıklarında gerilimler sürerken, üye ülkeler aralık ayında Komisyon’a müzakere yetkisi verdi. Diplomatik kaynaklara göre o aşamada yalnızca bir ülke “kırmızı çizgi” talep ediyordu. Vizesiz seyahat, şu anda Romanya, Bulgaristan ve Güney Kıbrıs hariç tüm AB ülkeleri için geçerli.
ENDİŞELER VE BASKI
Plan, ABD’nin AB yetkililerine yaptırımlar uygulaması ve Trump yönetiminin yıl başındaki tartışmalı adımları nedeniyle soru işaretleri doğurdu. Ayrıca Washington’un, vizesiz yolcular için son beş yıla ait sosyal medya paylaşımlarının istenmesini de değerlendirdiği bildiriliyor.
Avrupa Veri Koruma Denetçisi (EDPS) Wojciech Wiewiórowski, EBSP’nin AB’nin üçüncü ülkelere büyük ölçekli veri aktarımı açısından emsal oluşturacağını belirterek, yalnızca ABD’ye seyahat eden kişilerle ilgili verilerin paylaşılması ve kapsamın dar ve net tanımlanması çağrısı yaptı.
Görüşmeler hızlı bir takvimle ilerliyor. Sızan Konsey belgesine göre ABD, veri erişiminin yıl sonuna kadar fiilen işler hale gelmesini bekliyor. Bu da, AB içinde mahremiyet–güvenlik dengesi tartışmalarını önümüzdeki aylarda daha da alevlendirecek.