![]()
Venezuela’da Nicolas Maduro’nun devrilmesinin ardından ABD’nin gözü devasa petrol rezervlerine çevrilmiş durumda. Peki Amerikan hükümetinin Venezuela petrolüne gerçekten ihtiyacı var mı?
“Petrol için kan dökülmesin” (No Blood for Oil) sloganı, yirmi yıl önce en bilinen savaş karşıtı sloganlardan biriydi. Venezuela’da yaşananların ardından bugün bu eski ifade yeniden gündemde.
ABD Başkanı Donald Trump, Nicolas Maduro’nun tutuklanmasının kısmen Venezuela’nın 300 milyar varilin üzerindeki “kara altın” için yapıldığını açıkça dile getiriyor. Bu rakam, dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervini temsil ediyor.
Amerikan gazetesi The Washington Post, Venezuela petrolünün önemine ilişkin son durumu derledi.
2003 YILINDA TARTIŞMALIYDI, BUGÜN ANLAMSIZ
Petrol tek başına Venezuela’ya saldırmak için meşru ya da rasyonel bir gerekçe olmazdı. “Petrol için kan dökülmesin” sloganı 2003’te de yanlıştı, ancak o dönemde belli bir mantığı vardı. ABD net bir petrol ithalatçısıydı ve Irak dünyanın dördüncü büyük petrol rezervine sahipti.
Irak üretiminin artırılması ABD’li tüketicilere fayda sağlayabilir, günde yaklaşık 2 milyon varil üretimin ele geçirilmesi ise ciddi bir mali kazanç anlamına gelebilirdi. Ancak bugün aynı sloganın bir anlamı kalmadı. Son çeyrek yüzyılda petrol endüstrisi köklü biçimde değişti.
ENERJİ DENGELERİ DEĞİŞTİ
2002’de dünyada günlük 65,8 milyon varil ham petrol üretilirken, 2024’te bu rakam 76,6 milyon varile çıktı. Özellikle otomobillerde elektrikleşmenin artması, gelişmiş ekonomilerin daha az petrolle çalışmasını sağladı.
2003’te günlük 11 milyon varil ile dünyanın en büyük net petrol ithalatçısı olan ABD, bugün en büyük üreticilerden biri ve önemli bir ihracatçı konumunda.
VENEZUELA PETROLÜ KOLAY DEĞİL
Venezuela petrolünün çıkarılması da kolay değil. Ham petrol ağır ve yüksek sülfür içeriyor yani rafine edilmesi zor. Ayrıca güvenlik durumu belirsizliğini koruyor.
Devlet petrol şirketi sosyal programlar için bir kaynak olarak kullanıldı. Buna itiraz eden yöneticiler tasfiye edilip yerlerine rejime sadık isimler getirildi. Çok uluslu şirketler, daha fazla gelir devlete aktarılmazsa sahalarının kamulaştırılmasıyla tehdit edildi. Bu ortamda yatırım yapmak anlamsız hale geldi ve üretim hızla düştü.
ÇÖKÜŞÜN BOYUTU
Hugo Chavez’in seçildiği 1998’de Venezuela günlük 3,1 milyon varil petrol üretiyordu. Geçen yıl bu rakam 863 bin varile kadar geriledi. Bu düşüşü tersine çevirmek için yaklaşık 90 milyar dolarlık sermaye yatırımı gerekiyor. Chevron dışında ABD’li petrol yöneticilerinin bu tabloya temkinli yaklaşması anlaşılır bir durum.
TRUMP NEDEN ISRARCI?
Peki Trump neden Venezuela petrolünü hala ABD için bir kazanç olarak sunuyor? Washington Post gazetesine göre bunun nedeni, muhtemelen gençliğinin dünyasında takılı kalmış olması.
O dönemde OPEC piyasayı kontrol ediyor, petrol kıt bir kaynak olarak görülüyor ve akaryakıt kuyruklarına alışkın Amerikalılar için hayati önem taşıyordu.
100 MİLYAR DOLAR HARCANACAK
Beyaz Saray’da petrol şirketlerinin yöneticileriyle görüşeceğini söyleyen Trump, “Tüm petrol altyapısını yeniden inşa edecekler. En az 100 milyar dolar harcayacaklar ve sahip oldukları petrol inanılmaz, inanılmaz kalitede ve miktarda petrol.” diye konuştu.