
Güney Kore’de eski Devlet Başkanı Yoon Suk-yeol hakkında açılan ve “anayasal düzeni bozmaya yönelik ayaklanma” suçlamalarını içeren davada, son duruşma ertelendi. Seul Merkez Bölge Mahkemesi, nihai oturumu önümüzdeki Salı gününe bıraktığını açıkladı.
Mahkeme, Cuma günü savunmanın belge incelemesini tamamlamasının ardından özel savcılığın ceza talebi, savunmanın son beyanları ve sanıkların kapanış konuşmalarıyla süreci bitirmeyi planlıyordu. Ancak duruşma sabah saat 09.20’de başlamasına rağmen, 12 saati aşkın sürede savunma tarafı delil incelemesini tamamlayamadı.
SAVUNMADAN “ZAMAN YETMEDİ” İTİRAZI
Yoon’un avukatları, özel savcılığın iddianameyi kısa süre önce değiştirmesi nedeniyle dosya kapsamının genişlediğini, en az altı saatlik ek incelemeye ihtiyaç duyduklarını belirterek, davanın aynı gün bitirilmesinin mümkün olmadığını savundu. Mahkeme de bu gerekçeyi kabul ederek, Salı günü savunmanın belge incelemesinin tamamlanmasının ardından ceza talepleri ve son sözlere geçileceğini duyurdu.
Mahkeme, gece yarısını aşan duruşmaların tarafların argümanlarını sağlıklı biçimde sunmasını zorlaştıracağını belirterek, “Hazırlıklı olanların enerjileri yerindeyken konuşmalarının daha adil ve verimli olacağı” değerlendirmesinde bulundu.
ANAYASAL DÜZENİ BOZMA SUÇLAMASI
Yoon Suk-yeol, Aralık 2024’te, ülkede savaş ya da benzeri bir ulusal acil durum bulunmamasına rağmen sıkıyönetim ilan edilmesi sürecinde, eski Savunma Bakanı Kim Yong-hyun ve diğer yetkililerle birlikte Anayasa’yı ihlal edecek şekilde hareket etmekle suçlanıyor.
Savunma tarafı, Yoon’un en kritik savunmasını gece yarısından sonra, yorgun halde yapmasının uygun olmayacağını vurguladı. Yoon’un avukatlarından biri, “Sıra bize geldiğinde saatin 01.00’i bulması bekleniyordu. Bu davadaki en önemli savunmanın neredeyse bilincini yitirmiş halde yapılması doğru olmaz” dedi.
Eski Savunma Bakanı Kim Yong-hyun ve diğer sanıkların avukatları da ertelemeye destek verdi.
Duruşma aynı zamanda, Kim Yong-hyun ve eski Ulusal Polis Teşkilatı Başkanı Cho Ji-ho da dahil olmak üzere, sıkıyönetimin uygulanmasında kilit rol oynadıkları öne sürülen yedi sanığın yargılandığı davalarda da son oturum niteliği taşıyor.