.jpg?width=930&format=webp)
Şam yönetimi ile terör örgütü YPG/SDG arasında, ateşkes ve kademeli entegrasyonu öngören kapsamlı bir anlaşmaya varıldı.
Suriye devlet televizyonu, Şam yönetimi ile terör örgütü YPG/SDG arasında, ateşkes ve kademeli entegrasyonu öngören yeni bir mutabakata varıldığını duyurdu.
PKK uzantısı YPG/SDG de konuya ilişkin açıklama yayınlandı. Örgüt, Şam yönetimiyle kapsamlı bir ateşkes ve ordu ile yönetime entegrasyon konusunda anlaşmaya vardıklarını duyurdu.
SDG’den yapılan açıklamaya göre anlaşma kapsamında güçler cephe hatlarından çekilecek, hükümet güçleri Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlandırılacak ve yerel güvenlik güçleri birleştirilecek.
YENİ ANLAŞMA NASIL İŞLEYECEK?
NTV Dış Haberler Müdürü Hüseyin Yılmaz, mutabakatın YPG/SDG’nin mevcut anlaşmaya uymaması ihtimali üzerinden yeni çatışma kaygılarını giderdiğini aktardı.
Yılmaz, “SDG’yi temsil eden isimlerin dün Şam’a giderek, Şam yönetimiyle bir görüşme yapacakları ve mutabakata varacakları yönünde haberler vardı. Bu anlaşma sağlanmış oldu.” dedi.
Bu konuda en önemli çekincelerden bir tanesi Şam yönetiminin YPG’nin elindeki silahlı grupların toplu halde Suriye ordusunda yer almasına karşı çıkmasıydı. Bireysel olarak ve güvenlik taraması yapıldıktan sonra orduya dahil edilmeleri isteniyordu.
YPG tarafı ise bu unsurların ordu içerisinde dağıtılmasını değil belli tugay ya da tümenler içerisinde varlıklarını devam ettirmesini istiyordu. Bu konular üzerinde anlaşmalar sağlandığı öngörülüyor.
Ayrıca başta Haseke valiliği olmak üzere Kamışlı ve diğer noktalarda hem vali atanması hem de halk meclislerinde Kürtleri temsil edecek isim listelerinin verilmesi istenmişti. SDG yöneticisi Mazlum Abdi ise bu isim listelerinin kısa sürede belirlenmesinin kolay olmayacağını belirtiyordu.
Yakın bir zamanda hem halk meclislerine verilecek isimler hem de Haseke valiliğine kimlerin atanacağı hakkında ayrıntıların gelmesi bekleniyor.
SDG ŞAM’A NASIL ENTEGRE OLACAK?
YPG/SDG’nin Fırat’ın doğusundan tamamen temizlenmesi için Haseke-Kamışlı hattı çok stratejikti.
Bu alan örgütün alan kontrolünün bir omurgası olarak görülüyordu. Dolayısıyla bu omurganın mutlaka kırılması gerekiyordu. Entegrasyon ile beraber bu yapılanma kırılmış oldu.
Hem Irak sınırı hem de petrol ve tarım havzasına açılan kapının Şam yönetiminin kontrolüne geçmesiyle SDG’nin alan hakimiyeti tamamen sona ermiş oluyor.
BARRACK: ANLAŞMA BİR DÖNÜM NOKTASI
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşmanın bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Sosyal medya hesabında bir paylaşım yapan Barrack, “Suriye hükümeti için bu anlaşma, gerçek bir ulusal ortaklığa olan sarsılmaz bağlılığı göstermektedir.” ifadesini kullandı.
Anlaşmanın devam eden adaletsizlikleri ortadan kaldırdığını söyleyen Barrack, “Kürtlerin Suriye ulusu içindeki ayrılmaz yerini teyit ediyor.” dedi.
SURİYE’DE EN SON NE OLDU?
Suriye Savunma Bakanlığı, 24 Ocak tarihinde ABD’nin DAEŞ mahkumlarını transfer sürecine destek olmak için ateşkesi 15 gün süreyle uzattı.
SDG ateşkesin uzatıldığını doğrularken anlaşmanın uluslararası aracılar vasıtasıyla sağlandığını duyurmuştu.
ABD ordusu, Suriye’nin kuzeydoğusundaki hapishanelerden yedi bin kadar DAEŞ tutuklusunu Irak’a transfer etmeye başlamıştı. Suriye haber ajansı SANA, PKK/SDG kontrolündeki Ayn El Arap’dan ve Haseke’den başlayan ve Şam yönetimindeki topraklara doğru uzanan iki insani koridor açıldığını duyurmuştu.
SDG’NİN ATEŞKES İHLALLERİ
Ateşkese rağmen terör örgütü YPG/SDG’nin açtığı ateş sonucu biri Haseke’de, diğeri Kamışlı kırsalında olmak üzere iki kişinin yaşamını yitirmişti.
Terör örgütünün Halep kırsalı, Sırrin beldesi ve çevre köyleri de en az kamikaze İHA ile hedef aldığı aktarılmıştı.
18 OCAK MUTABAKATININ ÖNE ÇIKAN ŞARTLARI
Suriye hükümeti ile SDG, Fırat’ın doğusuna tüm SDG güçlerinin çekilmesiyle eş zamanlı olarak, tüm cephelerde derhal ateşkes sağlanması konusunda anlaşmaya varmıştı.
Anlaşmaya, SDG’ye bağlı tüm güçlerin Savunma Bakanlığı bünyesine katılmasını içeriyordu. Anlaşma ayrıca, devlet kurumlarının ülkenin doğu ve kuzeydoğu vilayetlerine girmesini öngörüyordu.
Anlaşmaya göre tüm enerji kaynakları ve sınır kapıları devletin kontrolüne giriyor. Tüm petrol sahalarına ilişkin hakların Suriye hükümetine devredilmesini kapsıyor.