ABD-İran görüşmeleri:

ABD ve İran heyetleri, iki ülke arasındaki gerginliği İsviçre’nin Cenevre kentinde masaya yatırıyor. Umman’ın arabulucuğuyla ABD ve İran arasındaki görüşme, nükleer anlaşmazlık ve bölgedeki askeri çatışma riskinin gölgesinde gerçekleşiyor.

ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin katıldığı görüşmelerde, Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi iki taraf arasında mekik dokuyarak mesajları iletiyor. 

 

ABD Başkanı Trump’ın nükleer silah elde edilmesini engellemek için askeri güç kullanımını göz ardı etmemesi ve bölgeye 2003’ten bu yana en büyük askeri sevkiyatı gerçekleştirdiği bir dönemde yapılan görüşmeler, uzun yıllardır süren nükleer çıkmazı sonlandırmayı hedefliyor. 

 

“GÖRÜŞMELER CİDDİ VE YOĞUN GEÇİYOR”

 

Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, İran ile ABD arasında anlaşmanın belirli şartlarla mümkün olabileceğini söyledi. Buna göre İranlı yetkili eğer ABD, nükleer ve nükleer olmayan konuları ayırırsa anlaşma çerçevesine ulaşmak mümkün diye konuştu. Görüşmelerde Tahran’la istişare gerektiren yeni bazı fikirlerin ortaya çıktığı ve bazı görüş ayrılıklarının devam ettiği ifade edildi.

 

“ABD VE İRAN YENİ ÇÖZÜMLERE AÇIK”

 

Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, İran ile ABD arasında bugün başlayan nükleer müzakerelerin üçüncü turundaki çalışmaların titizlikle devam ettiğini, müzakerecilerin, yeni ve yaratıcı fikir ve çözümlere açık olduğunu belirtti.

 

Bakan Busaidi, görüşmede, İran tarafının görüş ve önerilerinin yanı sıra ABD müzakere heyetinin Tahran’ın nükleer programının temel unsurlarının ele alınmasına ilişkin soru ve yanıtları ile bu önemli dosyada teknik ve denetim boyutları da dahil olmak üzere istenen anlaşmanın sağlanması için gerekli güvenceleri gözden geçirdi.

 

Çalışmaların titizlikle ve yapıcı bir atmosferde devam ettiğini kaydeden Ummanlı Bakan, İran ve ABD heyetlerinin, benzeri görülmemiş bir şekilde yeni ve yaratıcı fikir ve çözümlere açık olup, ilerlemeyi destekleyen ve sürdürülebilir güvencelerle adil bir anlaşmaya varılmasını sağlayan koşullar oluşturduğunu aktardı.

 

MÜZAKERE MASASINDA NELER VAR ?

 

ABD ve İran’ın Cenevre’deki görüşmelerde masaya getirdikleri şeyin başında nükleer konusu var. ABD İran’dan Fordow, Natanz ve İsfahan’daki nükleer tesislerini kapatmasını ve zenginleştirilmiş tüm uranyumunu ABD’ye teslim etmesini talep ediyor. Washington tarafı ayrıca İran’la yapılacak bir nükleer anlaşmanın süresiz olmasını istiyor.

 

Washington’un bu taleplerine karşılık Tahran da uranyum zenginleştirilmesini yüzde 1.5’e düşürmeyi ve birkaç yıl zenginleştirilmenin durdurulmasını öneriyor. 

 

İran, Uranyum zenginleştirme hakkında ısrarcı olan İran, ABD’yi yatıştırmak için uranyumu seyreltmenin yanında uranyumu İran merkezli bir Arap-İran konsorsiyumu aracılığıyla işlemeyi teklif ediyor.

 

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran’ın şimdilik uranyum zenginleştirmediğini söylerken, balistik füze programı için, “Kıtalararası balistik füze geliştirmeye çalışıyorlar. Buna ne kadar uzaktalar o konuda spekülasyonda bulunmayacağım. İran’ın balistik füzeleri görüşmeme konusu daki ısrarı büyük, büyük bir sorun.” dedi.

 

TAHRAN YAPTIRIMLARIN KALDIRILMASINI İSTİYOR

 

Müzakere sürecinde Tahran yönetimi, yaptırımların kaldırılması ve uranyum zenginleştirme hakkının tanınması karşılığında yeni tavizler sunacağını belirtirken, Washington tarafı ise nükleer programın yanı sıra balistik füze altyapısının da bölge istikrarı için ele alınması gereken temel bir sorun olduğunu savunuyor. 

 

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran Dini Lideri Ali Hamaney’in kitle imha silahlarını yasaklayan fetvasına dayanarak nükleer silah geliştirmeyeceklerini taahhüt etse de, ABD tarafı, İran içindeki uranyum zenginleştirme faaliyetlerini nükleer silaha giden bir yol olarak görüyor. İki taraf arasındaki derin görüş ayrılıkları, özellikle yaptırım muafiyetlerinin kapsamı ve uygulama sıralaması noktalarında düğümlenmeye devam ediyor.

 

Askeri gerilim gölgesinde yürütülen görüşmelerin yankıları küresel enerji piyasalarında görülebiliyor. Suudi Arabistan, olası bir çatışmanın petrol sevkiyatını aksatması ihtimaline karşı üretimi artırma planlarını devreye sokarken, yatırımcılar diplomatik çözümün petrol arzındaki olası kesintileri önleyip önleyemeyeceğini takip ediyor. 

 

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, balistik füzelerin doğrudan Amerika’yı vurmak üzere tasarlandığını ve nükleer konuda ilerleme sağlanmadan diğer güvenlik başlıklarında yol almanın zor olacağını ifade ederek baskının süreceği sinyalini verdi.

 

UÇAK GEMİSİ GİRİT’TEN AYRILDI

 

Görüşmeler Cenevre’de başlamışken ABD’nin Doğu Akdeniz’e gönderdiği USS Gerald R. Ford uçak gemisinin birkaç gündür demirlediği Girit’ten ayrıldığı bildirildi. Geminin yeni güzergahı tam olarak bilinmezken diğer uçak gemisi USS Abraham Lincoln’ün Hint Okyanusu’nda olduğu belirtiliyor. 

Door Haluk