![]()
Haziran 2025’teki 12 gün savaşından 8 ay sonra İran yeniden ABD ve İsrail’in hedefinde. İsrail ile ABD, baş hedeflerinden İran dini lideri Ali Hamaney’in öldürüldüğünü duyurdu.
İsrail ile ABD’nin öldürüldüğünü, Tahran’ın ise “güvende” olduğunu savunduğu İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, ülkede son sözü söyleyen kişi olarak onlarca yıldır ülke siyasetine yön veriyor.
Peki, ABD Başkanı Donald Trump‘ın öldüğünü iddia ederken “Tarihin en kötü insanlarından biri” olarak nitelediği Hamaney kimdir? Geçmişinde dikkat çeken neler var?
On yıllar süren iktidarında hiç İran dışına çıkmayan Ali Hamaney, 19 Nisan 1939’da Meşhed kentinde, aslen Tebrizli olan bir ailede dünyaya geldi. Baba tarafı İran Türklerinden. İyi derecede Türkçe bilen ancak kamuoyu önünde nadir konuşan Hamaney’in babası din adamıydı. O da babasının izinden gidip çocuk denecek yaşta din adamı oldu. Meşhed’de ve Irak’ın Necef kentinde din eğitimi aldı. İran’ın dini merkezi Kum kentinde, gelecekte İslam devrimine liderlik edecek Ayetullah Humeyni’yle tanıştı.
ÖMRÜNÜN 40 YILI ŞAH DÖNEMİNDE GEÇTİ
İran’da İslam devleti kurmak isteyen Humeyni, Şah’ın bir numaralı düşmanıydı. Hamaney, Humeyni’nin Paris’te sürgünde olduğu yıllarda onun fikirlerini yaymak için çalıştı. Şah’ın polisi tarafından altı kez gözaltına alındı, işkence gördü.
1979 yılı hem İran için hem Hamaney için dönüm noktası oldu. 1979’un 16 Ocak’ında Şah Muhammed Rıza Pehlevi ülkeden kaçtı. 15 yıldır sürgünde olan Ayetullah Ruhullah Humeyni, 1 Şubat’ta Paris’ten Tahran’a döndü. 11 Şubat’ta ordunun teslim olmasıyla Humeyni’nin liderliğindeki ayaklanma amacına ulaştı. İran’da İslam rejimi kuruldu. Sürgünden dönen Humeyni, İslam rejimini kurdu. Artık ülkeyi mollalar yönetecekti. Hamaney de o mollalardan biriydi.
40 yaşındaki Hamaney, yeni lider Humeyni’nin en yakın çevresindeki isimlerden biri oldu. Devrim Konseyi’nde görev aldı, milletvekili oldu ve savunma bakan yardımcılığı yaptı. İran’ın en etkili kurumlarından biri olan Devrim Muhafızları’nın kuruluşuna katıldı.
SUİKASTTAN KURTULDU, CUMHURBAŞKANI OLDU
Rejimin en önemli isimlerinden biri haline gelen Hamaney, 1981’de camide konuşma yaparken suikast girişimine uğradı. Patlamada ağır yaralanan Hamaney’in sağ kolu felçli kaldı. Bundan 2 ay sonra cumhurbaşkanı ve başbakan peş peşe düzenlenen suikastlarda öldü. 42 yaşındaki Ali Hamaney, 4 ay sonra yüzde 95’in üzerinde oy alarak cumhurbaşkanı seçildi.
Hamaney’in Cumhurbaşkanlığı dönemi ise 8 yıl süren ve yaklaşık bir milyon kişinin ölümüne, iki milyon kişinin yaralanmasına neden olan İran-Irak savaşıyla geçti.
1989 yılı hem dünya hem İran için yeni bir dönüm noktası oldu. ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki Soğuk Savaş biterken İran İslam rejimi kurucu lideri Humeyni’yi kaybetti. 49 yaşındaki Hamaney bu defa Uzmanlar Meclisi tarafından oybirliğiyle ülkenin yeni dini lideri seçildi.
BİR GECEDE “AYETULLAH” OLDU
Ancak Humeyni’nin kurduğu İslam Cumhuriyeti’nde liderlik koltuğuna üst düzey bir din adamının oturması gerekiyordu. Hamaney’in dini bilgisinin liderlik için yeterli olmadığını düşünenler çoğunluktaydı. Eleştirilerin önüne geçmek için Hamaney, bir gecede Ayetulah ilan edildi. Anayasa da değiştirildi. Dini lider karşısında cumhurbaşkanının yetkileri artırıldı.
Aslında Hamaney, İslam rejimi içinde sıradan, hatta silik bir isimdi. Attığı en önemli adım, İran-Irak Savaşı sonrasında Devrim Muhafızları’nı güçlendirmek oldu. Bu sayede rejim içindeki konumunu güçlendirdi, her dönemde son sözü söyleyen güçlü bir lider haline geldi.
Ali Hamaney döneminde Ortadoğu savaşlara ve büyük altüst oluşlara sahne oldu. İran-Irak Savaşı’nı, 1991’de Körfez Savaşı, 2003’teki Irak işgali izledi. 2011’de, Arap ülkelerinde, Hamaney’in “İslami uyanış” olarak nitelediği halk ayaklanmaları başladı. Ayaklanmalar, İran ile Suudi Arabistan arasındaki jeopolitik rekabeti artırdı.
“DİRENİŞ EKSENİ”
Hamaney döneminde İran, Amerikan Yönetimi’nin ve İsrail’in bölgedeki etkisine karşı bir “direniş ekseni” oluşturdu. Devrim Muhafızları eliyle oluşturulan eksen, aynı zamanda İran’ın bölgedeki etkisini bir hayli genişletti. Lübnan’daki Hizbullah, Yemen’deki Husiler, Irak’taki Şii milisler ve Filistin’deki Hamas ve İslami Cihad “direniş ekseni”i içinde yer aldı.
Burada kilit rol oynayan İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani, 2020’de Irak’ta Amerikan saldırısında öldürüldü. Hamaney, Süleymani’nin cenaze namazını kıldırırken gözyaşlarını tutamadı.
İran’ın, ABD başta olmak üzere Batı ile en önemli sorunu nükleer programıydı. Ağır ambargo altındaki İran, halkı ekonomik olarak rahatlatmak için Hamaney’in izniyle 2015’te Batı ile nükleer anlaşma imzaladı.
Anlaşmada, nükleer programın enerji üretimiyle sınırlanması karşılığında yaptırımların kademeli olarak kaldırılması öngörülüyordu. Ancak 2018’de dönemin ABD Başkanı Donald Trump nükleer anlaşmadan çekildi, yerine gelen Joe Biden, canlandırmaya çalışsa da başarılı olamadı.
PROTESTOLAR
Ayetullah Ali Hamaney’in on yıllara dayanan iktidarı, protestolara da sahne oldu. En büyük eylem dalgalarından biri, Mahmud Ahmedinejad’ın 2009’da Hamaney’in desteğiyle yeniden cumhurbaşkanı seçilmesiyle patlak verdi. Seçimlerde hile yapıldığı gerekçesiyle başlayan gösteriler, güvenlik güçlerinin kanlı müdahalesiyle bastırıldı.
2017 ve 2019’da bu kez ekonomik sıkıntıları protesto için gösteriler yapıldı. 2022’deyse başörtüsü zorunluluğu ve polis şiddeti gençleri sokağa döktü. 22 yaşındaki Mahsa Amini, düzgün örtünmediği gerekçesiyle ahlak polisi tarafından gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybetti. Amini’nin polis şiddetiyle ölmesi sonrası başlayan ve tüm ülkeye yayılan gösteriler aylarca sürdü. Hamaney ise protestolardan yabancı ülkeleri sorumlu tuttu.
2025’teyse Hamaney liderliğindeki İran, İsrail ve ABD saldırılarının hedefi oldu. 12 gün süren savaşta İsrail, İran’ın nükleer, askeri ve füze tesislerini vurdu. Nükleer bilim insanları öldürüldü. ABD ise Fordo nükleer tesisini B-2 bombardıman uçaklarıyla hedef aldı. İran ise İsrail’e füze saldırılarıyla misilleme yaptı.