Petrol sıkıntısı ve ekonomik çöküş riskiyle karşı karşıya kalan Küba, Latin Amerika’da giderek yalnızlaşıyor. ABD baskısının artması, adanın onlarca yıldır sürdürdüğü bölgesel destek ağını ciddi biçimde zayıflatmış durumda.
On yıllar boyunca Küba, Latin Amerika’daki sol hareketler için ideolojik bir sembol olarak görülüyordu.
Okuma yazma oranını artırması, kamu sağlık hizmetlerini genişletmesi ve yaşam süresini yükseltmesiyle bölge genelinde ilham kaynağı olmuştu.
Ancak bugün Küba ciddi bir enerji kriziyle karşı karşıya. Ülkenin petrol rezervleri tükenme noktasına gelirken ekonomi çöküşün eşiğine geldi.
LATİN AMERİKA KÜBA’YI YALNIZ BIRAKTI
Bölgedeki siyasi dengeler de Küba’nın yalnızlaşmasına yol açıyor.
Latin Amerika’da yükselen sağ liderler, Küba’yı artık devrimci romantizmin sembolü değil, otoriter ve işlevsiz bir yönetim modeli olarak görüyor.
Daha dikkat çekici olan ise, bölgenin en kalabalık üç ülkesi olan Brezilya, Meksika ve Kolombiya’nın sol hükümetlerinin bile Küba’ya petrol göndermekten kaçınması.
TRUMP’IN KORKU HÜKÜMARLIĞI
Meksika’daki Monterrey Teknoloji Enstitüsü’nden siyaset bilimci Jesus Silva-Herzog Marquez, bu durumun ABD baskısından kaynaklandığını söyledi.
Silva-Herzog Marquez, “Şu anda bağımsız bir adım atmanın bile ABD’den yıkıcı bir misilleme riski var. Trump’ın tepkisinin sonuçlarını öngörmek mümkün değil.” dedi.
MEKSİKA PETROL SEVKİYATINI DURDURDU
Küba ile ilişkilerdeki değişimi en net gösteren örnek Meksika oldu.
1959’daki Küba Devrimi’nden sonra ABD’nin baskısına rağmen diplomatik ilişkilerini kesmeyen tek Latin Amerika ülkesi Meksika olmuştu. Uzun yıllar boyunca Küba’yı uluslararası platformlarda savundu ve petrol desteği sağladı.
Ancak bu yılın başında ABD yönetiminin petrol sağlayan ülkelere ağır gümrük vergileri uygulama tehdidinde bulunması üzerine Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, Küba’ya petrol sevkiyatını durdurdu.
Meksika hükümeti bunun yerine gıda ve ilaç yardımı göndermeye başladı.
VENEZUELA DESTEĞİ DE KESİLDİ
Küba’nın enerji krizini derinleştiren bir diğer gelişme ise Venezuela’dan gelen petrol akışının kesilmesi oldu.
Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Küba’nın en büyük enerji destekçisi olan Venezuela, ABD güçlerinin ülkenin liderini yakalaması ve petrol sektörünün kontrolünü ele geçirmesinin ardından Havana’ya petrol göndermeyi durdurdu.
BÖLGESEL İZOLASYON GİDEREK BÜYÜYOR
Küba’nın bölgedeki diplomatik izolasyonu da giderek artıyor.
Ekvador, iç işlerine müdahale edildiği gerekçesiyle tüm Kübalı diplomatları sınır dışı etti.
Nikaragua, Kübalılar için vizesiz seyahati kaldırdı.
Guatemala, Honduras ve Jamaika, Kübalı doktorların gönderilmesi karşılığında yapılan anlaşmaları sona erdirmeye başladı.
Küba’nın dünyanın birçok ülkesine gönderdiği tıbbi misyonlar, hükümet için önemli bir döviz kaynağı olarak biliniyor.
BREZİLYA DA TEMKİNLİ DAVRANIYOR
Latin Amerika’nın en büyük ülkesi olan Brezilya da Küba’ya destek konusunda temkinli davranıyor.
Devlet Başkanı Luiz Lula da Silva yönetimi, Washington’un olası yaptırımlarından kaçınmak için yardımı temel gıda ürünleriyle sınırlı tutuyor.
Brezilya’nın devlet kontrolündeki petrol şirketi Petrobras, üretim kapasitesi yüksek olmasına rağmen Küba’ya petrol tedarik etmemeyi tercih etti.
KÜBA İÇİN BİR DÖNEMİN SONU
Latin Amerika’da yıllar boyunca süren diplomatik dayanışmanın zayıflaması, Küba için kritik bir döneme işaret ediyor.
ABD’nin petrol sevkiyatlarını engellemeye yönelik baskısı sürerken, ülkede yakıt sıkıntısı ve elektrik kesintileri giderek artıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Florida’da düzenlenen bir zirvede yaptığı konuşmada Küba’nın komünist yönetiminin “son günlerini yaşadığını” söyledi. Latin Amerika’daki bazı liderler de bu açıklamayı alkışladı.
Uzmanlara göre, bölgedeki siyasi dengelerin değişmesi ve ABD baskısının artması, Küba’nın onlarca yıldır sürdürdüğü bölgesel destek ağını ciddi biçimde zayıflatmış durumda.