
ABD-İsrail-İran savaşı sürerken kullanılan mühimmat, yaşanan patlamalar ve petrol tesisleri gibi yerlerin hedef alınması büyük bir çevresel felakete neden oluyor.
SAVAŞIN ÇEVREYE ZARARI KATLANARAK ARTIYOR
ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşta 22 gün geride kalırken, savaş nedeniyle oluşan çevresel maliyetin boyutu her geçen gün katlanarak artıyor. Yapılan araştırmalara göre savaş nedeniyle 5 milyon ton sera gazı atmosfere salınırken bu sayının 84 ülkenin ürettiği sera gazının toplamından daha fazla olduğu belirtiliyor.
Savaş uçakları, dronlar, füzeler ve bunların patlattığı ya da verdiği hasarlar Orta Doğu’nun devasa bir çevresel felaket bölgesine dönüştüğünü ortaya koyuyor. Araştırmacılara göre, 22 gündeki emisyon miktarı İzlanda ve Kuveyt’in yıllık emisyonuna eşdeğer. Uzmanlar, savaşın iklim krizini hızlandıran “felaket niteliğinde” bir yıkıma neden olduğunu vurguluyor.
BİNALARIN VURULMASI, UÇAKLARIN YAKITI VE PETROL TESİSLERİNİN VURULMASI FELAKETE GÖTÜRÜYOR
Emisyonlardaki en büyük payı, İran Kızılayı’nın verilerine göre hasar gören yaklaşık 20.000 sivil bina oluşturuyor. Binaların yıkımından kaynaklanan karbon maliyetinin 2.4 milyon ton olduğu tahmin ediliyor.
İkinci büyük kalem ise akaryakıt tüketimi. ABD ağır bombardıman uçaklarının İngiltere’nin batısından bölgeye gelmesi, tükettiği yakıt ve saldığı sera gazı bu harcama kalemin boyutunu büyütüyor. Savaşın ilk 14 günde 150 ile 270 milyon litre yakıt tüketildiği hesaplanıyor.
Ayrıca, İsrail’in Tahran çevresindeki dört büyük yakıt deposunu bombalaması sonucu milyonlarca litre petrolün yanmasıyla oluşan kara bulutlar ve “siyah yağmurların” tek başına 1,88 milyon ton emisyon ürettiği öngörülüyor.
PETROL TESİSLERİNİN HEDEF OLMASI RİSKİ BÜYÜTÜYOR
Çatışmanın askeri donanım ve mühimmat boyutu, çevresel yıkımı daha da derinleştiriyor. İlk iki haftada imha edilen uçaklar, deniz araçları ve füze fırlatıcılarının üretim sürecindeki gömülü karbon emisyonu 172 bin ton olarak tahmin edilirken, kullanılan binlerce füze ve dronun 55 bin tonluk ek bir emisyon yükü getirdiği belirtiliyor. Analizlere göre, ABD ve İsrail’in İran içindeki 6 binden fazla hedefi bombalamasına karşılık İran’ın bin füze ve 2 bin dronla yanıt vermesinin, savunma amaçlı ateşlenen önleyici füzelerle birlikte atmosferdeki karbon birikimini doğrudan artırdığı ifade ediliyor.
Petrol tesislerinin hedef alınma hızı nedeniyle emisyonların hızla artmaya devam edeceğini öngörülürken, bu savaşın güvenlikten ziyade fosil yakıtların ekonomi politiği için yapıldığına dikkat çekiliyor. Uzmanlar, savaşın yarattığı enerji şoklarının yeni sondaj ve fosil yakıt altyapısı yatırımlarına yol açarak gelecekteki karbon bağımlılığını kalıcı hale getirme riski taşıdığı konusunda uyarıda bulunuyor.