.jpg?width=930&format=webp)
ABD Başkanı Donald Trump savaşın ne zaman biteceğine kendisinin karar vereceğini söylerken, İran yönetimi çatışmayı kendi şartlarıyla sonlandırmakta kararlı. Tahran, güvence ve yaptırım kaldırımı olmadan ateşkese yanaşmıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’la savaşın “o istediği anda” sona ereceğini ifade ederken sahadaki tablo bu kararın tek taraflı olmayacağını gösteriyor.
Financial Times’ın haberinde yer alan İranlı yetkililer ve diplomatik kaynaklara göre Tahran, hızlı bir geri çekilme yerine çatışmayı kendi şartlarıyla sonlandırmayı hedefliyor.
Batılı bir yetkili, “Herkes Trump’a odaklanıyor ama kendi iradesi olan büyük bir ülke var. Rejimin varlık nedeni direnmek ve hayatta kalmak.” değerlendirmesinde bulundu.
TAHRAN İÇİN SAVAŞ VAROLUŞ MESELESİ
İran yönetimi çatışmayı doğrudan bir varoluş tehdidi olarak görüyor.
Yetkililer, ülkenin caydırıcılığını yeniden tesis etmek ve gelecekte benzer saldırıların maliyetini artırmak istediğini belirtiyor. Bu nedenle İran’ın, ABD ve İsrail’in yeniden saldırmayacağına dair garanti almadan ateşkese yanaşmayacağı ifade ediliyor.
İran’a yakın bir kaynak, “Gerekirse savaş bir yıl sürer, geri adım atmayız. İran yok olursa bölge de yok olur.” dedi.
DEVRİM MUHAFIZLARI SAHADA: ASİMETRİK SAVAŞ STRATEJİSİ
Yaklaşık 180 bin kişilik Devrim Muhafızları Ordusu, İran’ın karşı saldırılarının merkezinde yer alıyor.
İran, ABD üsleri, Körfez altyapısı ve uluslararası deniz taşımacılığına yönelik füze ve İHA saldırılarıyla baskıyı artırıyor.
Kaynaklara göre Muhafızlar, klasik savaş yerine dağınık ve gizli üretim hatlarıyla yürütülen asimetrik savaş taktiklerine yönelmiş durumda. Yer altı tesislerinde füze üretiminin sürdüğü ve mühimmat kullanımının uzun savaşa göre “kalibre edildiği” belirtiliyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI: İRAN’IN EN GÜÇLÜ KOZLARINDAN BİRİ
İran’ın en etkili hamlesi ise küresel enerji akışının kalbi olan Hürmüz Boğazı üzerindeki baskı oldu.
Dünya petrol ve gaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği boğazda İran’ın kontrolü artırması, küresel piyasalarda ciddi dalgalanmalara yol açtı.
Diplomatik kaynaklar, Tahran’ın boğazı tamamen kapatmasa da “kısmi olarak silahlandırabileceği” ve hangi gemilerin geçeceğine karar verebileceği uyarısında bulunuyor.
DİPLOMASİ ÇIKMAZDA: TARAFLAR GERİ ADIM ATMIYOR
ABD cephesi, İran’ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde zayıflatıldığını savunurken, Trump yönetimi henüz “yeterince iyi şartlar oluşmadığı” gerekçesiyle anlaşmaya yanaşmıyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise müzakere iddialarını “hayal ürünü” olarak nitelendirerek reddetti.
Bölgesel kaynaklara göre şu aşamada diplomatik çözüm yönünde somut bir ilerleme bulunmuyor.
İSRAİL FAKTÖRÜ DE SAVAŞI UZATABİLİR
İsrail de çatışmayı sürdürme konusunda kararlı görünse de askeri anlamda ABD’ye bağımlılığı, Washington’ın kararlarını belirleyici kılıyor.
Ancak diplomatik kaynaklar, ABD geri çekilse bile İran’ın İsrail’i hedef almaya devam edebileceğini değerlendiriyor.
UZUN SAVAŞ SENARYOSU GÜÇLENİYOR
Uzmanlara göre mevcut tablo, kısa vadeli bir ateşkesten ziyade uzun süreli bir yıpratma savaşına işaret ediyor.
İran’ın temel hedefi yalnızca savaşı bitirmek değil. Aynı zamanda ABD ve küresel ekonomiye ciddi bir maliyet yükleyerek benzer saldırıları caydırmak.
Batılı yetkililer, savaşın nihai sonucunu belirleyecek en kritik unsurun askeri gelişmelerden ziyade İran içindeki toplumsal dinamikler olabileceğini vurguluyor.