Trump ne ilk ne de son. İşte Papa'yla arası bozulan devlet liderleri

Katolik Kilisesi’nin başı olan Papa ile bazı Hristiyan devlet liderleri her zaman iyi ilişkilere sahip olmadılar. Kimi zaman tarihi kırılmalara yol açan ve tarihe geçmiş bazı kötü Papa-devlet adamları ilişkilerine bir bakalım.

PAPA’NIN KAPISINDA 3 GÜN AF DİLENEN İMPARATOR

Katoliklerin lideri Papa ile arası bozulan ilk büyük isim Kutsal Roma İmparatoru IV. Henry. 1077 yılında o dönem Papa olan VII. Gregorius, Kutsal Roma İmparatoru ile “piskoposların atanma yetkisi” üzerine bir otorite savaşına giriyor. “Atama Krizi”, 1077 yılının Ocak ayında İtalya’daki Canossa Kalesi’nde Avrupa tarihinin en çarpıcı siyasi boyun eğme olaylarından birine yol açıyor. Papa tarafından dönemin en büyük silahlarından biri “aforoz etmeye” maruz kalan IV.Henry, siyasi gücünü kaybetmemek adına karlar altında üç gün boyunca çıplak ayakla bekleyerek Papa’dan af istiyor. Bu beklemenin ardından Papa, İmparator IV. Henry’nin aforozunu kaldırıyor. Bu olay kimi tarihçilerce, Orta Çağ’da kilisenin krallar üzerindeki üstünlüğünü olarak görülüyor.

PAPA’YA KIZIP KENDİ KİLİSESİNİ KURAN KRAL

Papa ile bozulan ilişkilerin belki de en ünlüsü, tarihsel kırılmalardan en önemlilerinden biri İngiltere Kralı VIII. Henry’nin Vatikan ile olan polemiği. İngiltere Kralı VIII. Henry, o dönemki eşi Aragornlu Catherine ile olan evliliğini bitirmek için Papa’dan izin istese de Papa VII. Clemens bu evlilik iptaline onay vermiyor. Büyüyen krizle çileden çıkan İngiliz kralı Henry, 1534 yılında çıkardığı Üstünlük Yasası ile Roma Katolik Kilisesi ile olan tüm bağlarını koparıyor ve kendisini İngiltere Kilisesi’nin en üst düzey lideri ilan ediyor. Kral bununla da yetinmeyip İngiltere’deki tüm manastırların kapatılmasına ve kilise mülklerine kraliyet adına el konulmasına karar veriyor. Bu ayrılıkla kurulan Anglikan Kilisesi halen ayakta dururken 16. yüzyılda Vatikan’ın İngiltere üzerindeki mali ve hukuki etkisi kalıcı olarak sona eriyor.

KENDİ BAŞINA KENDİ TACI TAKTI. AFOROZ OLUNCA PAPA’YI KAÇIRTTI

Fransız Devrimi’nin çalkantılı yıllarından sonra ülkenin yönetimini ele geçiren Napolyon Bonapart, 1804 yılında kendini imparator ilan etti. İktidara geldikten sonra Papalıkla ilişkisi bir iyi bir kötü olan Napolyon, önce Papa ile anlaşmış, Papa VII. Pius hatta Napolyon’un taç giyme töreninde de yer almıştı. Napolyon’un kıta ablukasına Papa’nın destek vermemesi üzerine ipler gerilmişti. Napolyon’un kendi taç giyme töreninde tacı Papa’nın elinden alıp kendi başına takması, tarihe geçen bir an olmuş, tarihçiler o anın iktidarın kaynağının artık kilise değil, askeri ve siyasi irade olduğunun sembolü haline geldiğini ifade etmişti.

 

Taç takma töreninden sonra da gergin olan Papa-Napolyon ilişkileri, Papalık Devleti’nin Fransa’ya 1809’da ilhakıyla zirve yapmış, Papa, ismini direkt kullanmasa da Napolyon’u aforoz etmişti. Napolyon buna cevaben Papa’yı kaçırtmış ve 1814 yılına kadar esir tutmuştu.

İYİ İLİŞKİLER UZUN SÜRMEDİ, PAPA MUSSOLİNİ’YE KARŞI TUTUM ALDI

İtalya diktatörü Benito Mussolini de Papalık ile arası kötü liderlerden oldu. Dönemin Papası XI. Pius arasındaki ilişkiler önce Vatikan’ın kurulmasına yol açan 1929 Lateran Antlaşması ile normal bir boyuttaydı. Ancak kurulan barışa rağmen, 1931 yılında Mussoli’nin gençlik organizasyonları üzerindeki kontrol mücadelesi nedeniyle sert bir çatışmaya dönüştürümüş, Mussolini’nin Katolik gençlik gruplarını kapatıp gençleri tamamen faşist ideolojiye göre eğitme girişimi, Papa’nın faşizmi sert bir dille eleştiren bir genelge yayınlamasına sebebiyet veriyor. Aralarındaki sert ve kötü ilişkilere rağmen Papa XI. Pius, Mussolini’yi aforoz etmedi.

AMERİKAN BAŞKANI AMERİKALI PAPA’YA KARŞI

ABD Başkanı Donald Trump, İran Savaşı’na karşı açıklamaları nedeniyle Papa 14’üncü Leo’yu hedef aldı.

Trump Papa’yı eleştirerek, “İran’ın nükleer silaha sahip olmasıyla sorunu olmayan Papa istemiyorum.” dedi. 

 

İran Savaşı’na karşı tutum takınan ve savaş karşıtı söylemlerini artırıp barış çağrısı yapan Papa’ya tepki gösteren Trump, “Papa’yı sevmiyoruz. İran’ın nükleer silaha sahip olmasıyla bir sorunu olmayan ya da ABD’nin Venezuela’ya saldırmasına karşı olan bir Papa istemiyorum. Zaten Papa Leo’yu da çok sevmem. Aşırı liberal bir insan.” ifadelerini kullandı. “Suç konusunda zayıf, dış politikada berbat, kardeşini ondan daha fazla seviyorum” diyen ABD Başkanı, “Ben Beyaz Saray’da olmasaydım, o Papa olamazdı” iddiasını da ortaya attı.

 

Trump’ın eleştirilerine Papa ise savaşa karşı konuşmaya devam edeceğini söyleyerek cevap verdi. “Onunla tartışmak istemiyorum. Papa Leo, ”İncil’in mesajının bazı insanların yaptığı gibi kötüye kullanılması gerektiğini düşünmüyorum. Çok fazla masum insan öldürülüyor ve bence birilerinin kalkıp daha iyi bir yol olduğunu söylemesi gerekiyor.” dedi.

 

Beyaz Saray geçtiğimiz yıl Trump’ın yapay zeka ile oluşturulmuş Papa kıyafetleriyle olan bir görselini paylaşmıştı. Trump 12 Nisan günü de kendini Hz. İsa olarak tasvir ettiği bir görsel paylaştı. 

Door Haluk