Özbekistan hükümetinin iddialı turizm atılımı, ülkenin tarihi şehirlerini uzun vadede “çöldeki Venedik’e” döndürme potansiyeline sahip. Yerel basında bildirilen ilk planlar, çayhaneler gibi geleneksel Özbek binalarının yeniden yaratılacağını iddia ederken bölgedeki gerçek çok daha farklı. İnşaat alanını çevreleyen yüksek duvarlara yapıştırılan 3 boyutlu çizimler modern alışveriş pasajları ve soyut sanatla süslenmiş ışıltılı havuzlar gösteriyor.
Özbekistan hükümeti iddialı bir turizm atılımı yürütüyor. Ancak ülkedeki tarihçiler bu durumun uzun vadede kötü sonuçlar doğurabileceğini düşünüyor. İngiliz yayın kuruluşu BBC, Buhara sokakların dört bir yanına yeni otellerin inşa edildiği bildirildi.
“TEK PAZARLAMA KOZU İPEK YOLU OLDU” Başkent Taşkent’ten tarihi şehir Hive’ye kadar pek çok bölgede kültür mirası sayılabilecek alanların otellerle iç içe olduğu aktarıldı. Ülkedeki tarihi alanları korumayı amaçlayan Alerte Heritage’den Svetlana Gorshenina, “İpek Yolu konsepti her yere uygulanıyor. Restoranlar, dükkanlar, turlar, turizm şirketleri… Bu bizim tek pazarlama kozumuz haline geldi. Bu bir çeşit self oryantalizm” dedi. Son 5 yılda Özbekistan 16 sıra öne geçerek ülkeyi ziyaret eden turist sayısında 119 ülke arasında 78. sıraya yükseldi.
ÖZBEK KÜLTÜRÜNÜ TANITMAK İSTİYORLAR Restoranlar ve kafelerde ülke mutfağı, müzelerde ise Özbek kültürünü tanıtmak için yoğun çabalar uygulanıyor. Eski şehrin kenarlarında “Eternal Buhara” adlı bir eğlence kompleksi inşa edilecek. Yerel basında bildirilen ilk planlar, çayhaneler gibi geleneksel Özbek binalarını yeniden yaratacak bir “etnografik park” olarak tanımlanıyordu.
OTELLER, ALIŞVERİŞ VE SOYUT SANAT Ancak inşaat alanını çevreleyen yüksek duvarlara yapıştırılan 3 boyutlu çizimler, bunun yerine bloklu, modern alışveriş pasajları ve soyut sanatla süslenmiş ışıltılı havuzlar gösteriyor. Turizm şirketleri ayrıca, tesis bünyesinde 700 odaya kadar beş yıldızlı bir dizi otel inşa etmeyi planlıyor.
“ÇÖLDEKİ VENEDİK OLMA RİSKİNE SAHİP” Özbek bir mimar ise turizmdeki açılmanın doğurabileceği kötü sonuçlara parmak basarak, “Her yıl daha fazla turist geliyor. Buhara’yı hep canlı bir organizma gibi düşünmüşümdür. Bu organizma giderek daha zayıf ve kırılgan bir hale geliyor. Sadece turistlere yönelik bir yer olmamalı, orada yaşayanlar da düşünülmeli. Çöldeki Venedik olma riskine sahip.” diye konuştu. Ayrıca, Özbekistan’ın çekmeye çalıştığı yeni bir turist türüne hitap edecek tıbbi tesisler de inşa edilecek: diş hekimliğinden plastik cerrahiye kadar ucuz sağlık hizmeti için gelen ziyaretçiler.