Tarihin Seyrini Değiştiren Yolculuk: HİCRET
10 Eylül 622 – 24 Eylül 622

Hicret, Peygamber Efendimizin (sas) ve Müslümanların Mekke’den Medine’ye göç etmesini ifade eder.
Kişinin herhangi bir şeyden bedenen, lisânen veya kalben ayrılıp uzaklaşması anlamına gelmekle birlikte başka bir yere göç etmesi anlamında da kullanılır.
Hadislerde hicret, hem Mekke’den Medine’ye göç hem de kötülükleri terk etmek anlamındadır.
Müslümanlar, Mekke’de işkencelere maruz kalınca önce Habeşistan’a, ardından Medine’ye hicret etti.
Habeşistan’a iki kafile hâlinde 100’ü aşkın Müslüman gitti, Necâşî onları korudu ve müşriklerin iade taleplerini reddetti.
Mekke’deki üç yıllık boykot, Ebû Tâlib’in vefatı ve Tâif’teki olumsuzluklar hicret sürecini hızlandırdı.
Müşrikler, Peygamber Efendimizi (sas) öldürmeye karar verince, Resûlullah (sas) Hz. Ebû Bekir (ra) ile birlikte Sevr Mağarası’na sığındı.
Normal yoldan farklı bir güzergâh izleyerek Kubâ’ya ulaştı ve burada Kubâ Mescidi’ni inşa etti.
12 Rebîülevvel’de Medine’ye hareket ederek Rânûnâ vadisinde ilk cuma namazını kıldırdı ve aynı gün Medine’ye vardı.
Medine’ye göç edenlere Muhacir, onlara yardım eden Medinelilere Ensar denildi. Muâhât uygulamasıyla Muhacir ve Ensar kardeş ilan edildi.
Hicret ile Müslümanlar, Mekke’deki baskılardan kurtuldu ve Medine İslam devletinin merkezi oldu.

Door Haluk