İsrail’in, Küresel Sumud Filosu aktivistleri, “aşağılayıcı çıplak aramalar, şiddet ve cinsel saldırıya” maruz bıraktığı belirtildi.
Küresel Sumud Filosu’ndan yapılan yazılı açıklamada, İstanbul’a getirilen Küresel Sumud Filosu katılımcılarının, İsrail yönetiminin yaygın istismar, saldırı ve işkenceleri hakkında tüyler ürpertici ifadeler vermeye başladığı vurgulandı.
Açıklamada, bu ifadeler arasında “yakın mesafeden ateşlenen plastik mermi atılması, yüze ve vücudun üst kısmına uygulanan şok tabancaları, gruplarının arasına atılan ses bombaları, sürekli parlak ışık altında saatlerce tutulan stres pozisyonları, zorla çıkarılan başörtüleri ve aşağılayıcı çıplak aramalar, cinsel alay, cinsel organların ellenmesi ve çekilmesi ve çok sayıda tecavüz vakası dahil olmak üzere çeşitli cinsel şiddet” yöntemlerinin yer aldığı aktarıldı.
‘İŞKENCE GEMİSİ’
En korkunç anlatımlardan bazılarının, katılımcıların “işkence gemisi” olarak adlandırdıkları tek bir gemi üzerinde yoğunlaştığına dikkati çekilen açıklamada, “Dikenli tel ve metal nakliye konteynerlerinden inşa edilmiş derme çatma bir hapishaneye sahip olan bu özel İsrail deniz aracı, müdahalenin ardından yoğun şiddetin birincil alanı haline geldi.” denildi.
Açıklamada, “ABD yapımı ve finansmanlı INS Nahshon olduğuna inanılan gemide, tutuklular tek tek ‘işleme’ tabi tutuldu ve komandoların, onları tek tek acımasızca darbettiği karanlık konteynerlere götürüldü.” ifadeleri kullanıldı.
‘’İNSANLAR NEFES ALAMIYORDU”
Açıklamada görüşlerine yer verilen aktivist Yassine Benjelloun, yaşadıklarına ilişkin “Beni karanlık bir konteynerin içine attılar ve birdenbire ‘İsrail’e hoş geldin’ sözünü duyup darbe almaya başladım. İlk darbe kafama, ikinci darbe kaburgalarıma geldi sonra düştüm.” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, aktivistlerden Veronica Otero’nun da 3 gün boyunca yaklaşık 180 kişinin neredeyse tamamının bahsi geçen eylemlere maruz kalmasına tanık olduğu aktarılarak, aktivistin şu sözlerine yer verildi: “Hepsinin birçok yönden istismara uğradığını söyleyebilirim. Hiçbir şeyi olmadan yürüyen tek bir kişi bile yoktu. Aralarında 36 kırık, birçok kırık kaburga, gövde, omuz ve sırt vardı. İnsanlar can çekişiyordu, insanlar (kırık kaburgalar nedeniyle) nefes alamıyordu.”
Açıklamada, “Sadece bu gemide anal tecavüz ve tabancayla zorla nüfuz etme dahil olmak üzere en az 12 cinsel saldırı belgelenmiştir. Askerler, gönüllüleri yüzlerinden, boyunlarından ve vücutlarından şokladılar, getirilen her yeni grupla birlikte darbeler çoğaldı. Birden fazla gönüllü, çıplak arama sırasında fotoğraflarının çekildiğini ve gardiyanların bu sırada güldüğünü bildirdi.” ifadeleri kullanıldı.
Şiddetin Aşdod Limanı’nda da devam ettiğine işaret edilen açıklamada, “Dayak, kırık kaburgalar, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir’in yayınladığı ve küresel, diplomatik öfkeye yol açan videoları çok aşan bir ciddiyetle cinsel aşağılama. Katılımcılar işkenceye, aşırı stres pozisyonlarına ve uzun süreli sorgulamalara maruz kaldılar.” denildi.
BM’DEN AÇIKLAMA
Birleşmiş Milletler (BM), Gazze ablukasını kırmak ve yaşamsal insani yardım ulaştırmak üzere çıktıkları yolda, uluslararası sularda saldırıya uğradıktan sonra İsrail tarafından alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine yönelik “tecavüz dahil cinsel taciz ve işkence” haberleri dolayısıyla “çok endişeli” olduklarını bildirdi.
BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, günlük basın toplantısında, “Bu haberlerden çok endişeliyiz. Her şeyden önce gözaltına alınan kişilerden gelen haberlerden bahsediyorum ancak biliyorsunuz İsrailli bir bakanın yayımladığı videoya bakmak yeterli. Bu video, filodan gözaltına alınan kişilere yapılan aşağılayıcı muameleyi gösteriyor.” dedi.
İsrail tarafından alıkonulan aktivistlerden serbest bırakılmayanların hepsinin bırakılması gerektiğini belirten Dujarric, “Hepsi evlerine gönderilmeli ve bu muameleden sorumlu olanlar hesap vermeli.” ifadesini kullandı.