ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, görevinden istifa ettiğini açıkladı. Gabbard’ın İran savaşı konusunda ABD Başkanı Donald Trump ile görüş ayrılığı yaşadığı iddia ediliyordu.
Gabbard, X hesabından paylaştığı ve Trump’a hitaben yazdığı mektupta, eşine nadir görülen bir kanser teşhisi konulmasının ardından görevinden ayrılma kararı aldığını duyurdu.
Trump’a sunulan küresel güvenlik istihbaratının koordinasyonundan sorumlu olan Gabbard, ‘’Ne yazık ki, 30 Haziran itibarıyla geçerli olmak üzere istifamı sunmak zorundayım.” dedi.
45 yaşındaki Gabbard, “Eşim Abraham’a yakın zamanda son derece nadir görülen bir kemik kanseri teşhisi konuldu. Önümüzdeki haftalar ve aylarda büyük zorluklarla karşı karşıya kalacak.” ifadelerini kullandı.
İstihbarat şefi “Bu dönemde kamu görevinden ayrılıp onun yanında olmam ve bu mücadelede kendisini tam anlamıyla desteklemem gerekiyor.” dedi.
Trump ise açıklamanın ardından kabinede kalan az sayıdaki kadın isimden biri olan Gabbard’a övgüde bulundu. ABD Başkanı kendisine ait Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, “Tulsi inanılmaz bir iş çıkardı ve onu özleyeceğiz.” dedi. Trump ayrıca Gabbard’ın eşinin kanser mücadelesinde yanında olmak istemesinin “haklı” bir karar olduğunu söyledi.
‘‘SÜRPRİZ TERCİH’’ OLARAK DEĞERLENDİRİLMİŞTİ
Başkan Trump, Gabbard’ın yardımcısı Aaron Lukas’ın geçici Ulusal İstihbarat Direktörü olarak görev yapacağını da açıkladı. Eski bir Demokrat Partili olan Gabbard, geçmişte istihbarat kurumlarını sorgulayan çıkışları ve ABD’nin dış askeri müdahalelerine karşı tutumuyla, ülkenin devasa istihbarat aygıtının başına getirilmesi açısından sürpriz bir tercih olarak değerlendirilmişti.
Kongre üyeliği döneminde özellikle İran’a karşı savaşa girilmesine karşı çıkan Gabbard, 2017’de devrik Suriye lideri Beşar Esad ile yaptığı görüşme ve Ukrayna savaşıyla ilgili Kremlin yanlısı komplo teorilerini yaydığı suçlamaları nedeniyle eleştirilmişti.
Gabbard ayrıca, ABD hükümetinin gözetim faaliyetlerine ilişkin görüşleri ve Ulusal Güvenlik Ajansı’nın (NSA) eski çalışanı Edward Snowden’a verdiği destek nedeniyle de Washington’da bazı çevrelerin tepkisini çekmişti.
İRAN SAVAŞINA DESTEK VERMEDİ
Trump, tüm tartışmalara rağmen atamayı gerçekleştirmişti. Ancak son aylarda, özellikle İran savaşı sürecinde Gabbard’ın karar alma mekanizmalarının dışında bırakıldığı yorumları yapılmıştı. Hatta İsrail ile ABD’nin 28 Şubat’ta İran’a düzenlediği ortak saldırılar öncesinde Trump’ın üst düzey danışmanlarıyla yaptığı kritik toplantıda Gabbard’ın yer almadığı öne sürülmüştü.
Savaş başladıktan sonra da Gabbard, Trump yönetiminin savaşı gerekçelendirmek için sunduğu bazı tezlerle çelişen açıklamalar yaptı ya da bunlara tam destek vermedi. Trump’ın “İran’ın yakın ve acil bir tehdit oluşturduğu.” yönündeki iddiasını açık şekilde desteklemeyen Gabbard, Kongre’de verdiği ifadede kararın “başkanın sorumluluğunda” olduğunu söylemişti.
Gabbard ayrıca ABD istihbaratının, İran’ın geçen yıl ABD ve İsrail tarafından yok edilen nükleer zenginleştirme kapasitesini yeniden inşa etmediği sonucuna vardığını belirtmişti. Bu konu da savaşın başlıca gerekçelerinden biri olarak gösteriliyordu.
Hawaii doğumlu Gabbard, ABD Ulusal Muhafızları bünyesinde Irak’ta görev yaptı. Bu deneyiminin, Başkan Yardımcısı JD Vance ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’te olduğu gibi ABD’nin uzun süreli dış savaşlarına karşı çıkışını şekillendirdiği belirtiliyor. Hindu geleneklerine göre evlenen Gabbard’ın eşi Hawaii merkezli görüntü yönetmeni Abraham Williams.